Dünya mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.09.2008

Wagamama

cumartesi Zekeriyaköydeydik, çok sevdiğimiz arkadaşlarımızın biricik kızları ve biricik oğullarının birlikte yaptıkları doğumgünündeydik.. zekeriyaköyün lokali diyebilirim sanırım öyle bir mekanda, açık havada, çimlerin üstünde, sohbeti bol, yemesi içmesi bol, sezonun son doğumgünlerini kutladık... aslında amacımız bu kadar insan biraraya gelince birbirimizden ayrılmamaktı, parti bitince oradan doğruca rumeli kavağına doğru uzayıp, rakı- balık yapacaktık.. ama çocuklar o kadar çok koşturmuşlar, o kadar yorulmuşlardı ki, bizdeki enerjiyi görünce resmen ağlamaya başladılar, eve gitmek istiyorlardı, mecburen geceyi daha uzatmadan yola koyulduk...

ama tabi biz kurtlular, Maslağı geçince bize bir haller oldu, saat daha erken, biraz takılsak, sonra hem acıkacağız da, evde yemek olayı cumartesi akşamı beni bozar..;)birden kendimizi Kanyonda bulmuşuz..

hava biraz serindi ama kanyon yine çok keyifliydi, bilmeyenler için burası bir alışveriş merkezi, ama kapalı tiplerinden değil, caddede geziyormuşcasına havadar, çok şık tasarlanmış, bazen pat diye bir konserle, canlı müzik dinletisiyle karşılaştığınız, bolca ünlü görebildiğiniz(ilgi alanınız ise..:) bir yer..




bayağı bir dolaştık, girebileceklerimize girdik, giremediklerimizin penceresinden lüks hayata şöööyle bir göz gezdirdik..:) derken acıktık ve soluğu Wagamama da aldık... Wagamamaya ilk kez 2-3 sene önce Londradayken gitmiştim, okul sıraları gibi sıralarda, kantin gibi bir ortamda yemek yemek için bir de kuyruk beklediğimize önce inanamamıştım... ama servisin profesyonelliği, yemeklerin şıklığı fikrimi değiştirmem için yeterli olmuştu..

wagamama noodle restaurantı, asya mutfağı... koca kaselerde bir çorbalar getiriyorlar, ramen ,sadece onunla doyup kalkabiliyorsunuz.. sebzeli, karidesli, tavuklu noddle ların herbiri ayrı lezzetli...

şimdilik sadece kanyonda ve taksimdeler... en kısa zamanda kendilerini anadolu yakasına da bekliyoruz...

11.08.2008

The Marmara Kitchenette

Nevizadeden ana caddeye yeniden çıktığımızda kalabalıkda hiçbir azalma görmedik, bilakis caddenin başından henüz giren o kadar cok insan vardı ki... yaşlandığımızı birkez daha farkettik, çokdan uyku bastırmıştı bize, çok da konuşmadan, elele meydana kadar çıktık.. kahvesiz bitirmezdik böyle geceleri, demek ikimiz de aynı yeri kestirmişiz aslında, hiç duralım, şurada içelim demeden The Marmara'nın önüne kadar geldik.. Çok yazıldı burayla ilgili, eski cafeyi arayanlar, yenisini beğenenler, olmuş diyenler, olmamış diyenler.. bir de biz gitmeliydik...
Kitchenette'e girdik, cadde kenarında bir masaya oturduk.. dekorasyon Beyoğlu'na yakışır olmuş, tuvaletleri bile o kadar şık ve özenliydi ki.. biz çok beğendik.. cadde kenarında bir masada gecenin o saatine tezat heyecan içindeki meydanı seyrettik, kahveler çorba kasesi gibi fincanlarda geldi, sıcacıkdı, servis cok şıkdıçç yan masalara gelen hamburger tabakları biblo gibiydi.. kahvenin yanına makaron söyledik.... her makaron farklı bir lezzetti ve kesinlikle dört dörtlükdü... makaronun porsiyonu 5lira, kahveler 7-8lira arasındaydı...

ve ortak kararımızı verdik, havasından çok da bişey kaybetmemişti mekan.. zaten bulunduğu yer çok özel, servisi, dekorasyonu, lezzeti ile mekan da hakkını vermişti.. tavsiye edilir efendim.. sağlıcakla kalın...

22.07.2008

Kirpi


Geçen cumartesi akşamı kızkardeşim ve eşiyle Bağdat caddesinde buluştuk..çocukları pusete atınca istediğimiz kadar da yürüyebilmenin özgürlüğüyle nerdeyse 1 saat yürümüşüz...Hava kararmaya yakın sormaya başladık birbirimize, nerde güzel bir yemek yiyebiliriz? Cafe tarzı olsun, güzel şarap açtırabilelim, dünya mutfağı olsun, çok pahalı olmasın, çocuklarla rahat edebilelim, cumartesi akşamı olmasına rağmen tıklım tıkış da olmasın... bu kadar kriteri yanyana koyunca, özellikle de çocuklarla rahat etme kriteri birden caddede birçok mekanı silmenize sebep olabiliyor..
Caddede arana arana yürümeye devam ederken birden geçtiğimiz 14 şubatta, eşimle evlilik yıldönümümüzü kutladığımız mekan geldi aklımıza.. gittiğimizde kışdı, hoş kış atmosferini de çok beğenmiştik..yüksek tavanları, rahat koltukları, davetkar barı ile bizi o zaman da çok memnun etmişdi.. ama yazın burası daha da güzel olur dediğimizi hatırladık ikimiz de ve soluğu KİRPİ de aldık...

caddenin üstündeki bir apartmanın arka bahçesi gibi.. sakin, keyifli bir mekan.. yerli şarapları 55-60 arasında alabiliyor iken, garsonun bize tavsiyesi ile 67liraya bir italyan şarabı açtırdık.. olmaz böyle bir güzellik...

yemekler hiç pahalı değil.. hamburger tabakları, salatalar, makarnalar hep 13-16 lira civarında..

ana yemekler 18-25 arası..ve porsiyonlar çok büyük, doyurucu..
garsonlar çok ilgili ve bilgili..
bir de size bir küçük tavsiyede bulunayım... böyle arkadaş veya aile masalarında biz herşeyi ortaya servisletiyoruz.. yani diyelim ki salata, aparatif tabağı, pizza ve ana yemek söyledik di mi, herkes kendine söylemiyor, ortaya söylüyor.. böylece gece boyunca herşeyden tatmış oluyoruz.. hem de herşeyi bir kişi seçtiği için gece boyunca övgülerimiz ya da ufak takılmalarımızla sohbet daha da bir keyifleniyor... siz de uygulayın bakın çok keyifli oluyor...

mekanın müşteri memnuniyeti ile ilgili olarak bir örnek vereyim...cafenin hemen yanında bir otopark girişi vardı, çocuklar açısından tedirgin olduk biraz...otopark ile çocukların oynayabileceği alanı kontrol edecek bir görevli hiç yerinden kımıldamadı desem...:)
hal böyle olunca da bize size burayı tavsiye etmek düştü tabi ki..
keyifle kalın..